Mürsel

11 04 2007

İkincisi, yani senedin sonunda tabi’iden sonraki ravisi düşmüş olan haber mürsel’dir. Mürselin şekli, yaşça ister büyük olsun ister küçük olsun herhangi bir tabi’inin “Rasululla h (s.a.v.) şöyle dedi”, “şöyle yaptı”, yahut “huzurunda şöyle yapıldı” diyerek hadisi nakletmes idir. Burada da ismi hazfedile n ravinin hali meçhul olduğu için mürsel, merdud haberler arasında zikredilm iştir. Zira hazfedile n ravinin sahabi olması muhtemel olduğu gibi, tabi’i olması da muhtemeld ir.

İkinciye göre, yani tabii olduğu takdirde zayıf olması muhtemel olduğu gibi, sika (güvenilir) olması da muhtemeld ir. İkinci şıkka göre, yani sika olduğu takdirde, hadisi bir sahabiden almış olması ihtimali bulunduğu gibi, bir tabi’iden almış olması ihtimali de vardır, ikinci şıkka göre, yani tabi’iden aldığı takdirde, daha önce geçen ihtimal karşımıza çıkar ve bu ihtimalle r akim alabildiği kadar ila nihaye çoğalır; yahut ta tetkik neticesi, altı veya yediye kadar çıktığı anlaşılır ki, bu sayı, birbirind en rivayet eden tabi’unda çok görülen bir şeydir. Eğer tabi’inin adeti olarak sika kimselerd en hadis irsal ettiği bilinirse, hadisçilerin çoğu, yukarıda mezkur ihtimalle rin mevcudiye ti dolayısıyle tevakkufa zahib olmuşlardır. Bu, aynı zamanda Ahmed İbn Hanbel’in iki görüşünden biridir, ikincisi ise, ma-likilerin kufeliler in de görüşleri olup mutlaka kabul edilir. Eş-Şafi’i de bu konuda şöyle demiştir: “Haber, ister müsned, ister mürsel olarak, hazfoluna n ravisinin güvenilir olduğu ihtimalin in kuvvetlen mesi için ilk tarika zıt bir başka yönden gelirse kabul olunur. Hanefiyye den Ebubekr er-Razi ve malikiyye den Ebu’l-Velid el-Baci ise, ravinin hem sika olan, hem de olmayan kimselerd en irsal ettiği bilinirse, onun mürsellerinin bilittifa k kabul edilmeyec eğini nak-letmişlerdir.


İşlemler

Bilgi

Yorum yapın